Akademik bir çalışmayı tamamlayıp dergiye göndermek, araştırmacı için önemli bir aşamadır. Ancak makalenin dergiye ulaşması, yayımlanacağı anlamına gelmez. Çalışmanın bilimsel açıdan değerlendirilmesi, eksiklerinin belirlenmesi ve gerektiğinde yeniden düzenlenmesi gerekir.
Bu değerlendirmede en sık kullanılan yöntemlerden biri çift kör hakemliktir. Peki, çift kör hakemlik tam olarak ne anlama gelir? Makale gönderildikten sonra nasıl bir süreç başlar ve araştırmacıları neler bekler?
Çift Kör Hakemlik Nedir?
Çift kör hakemlik, akademik çalışmaların değerlendirilmesi sırasında yazarların ve hakemlerin kimliklerinin birbirinden gizlendiği bir yöntemdir.
Bu uygulamanın çıkış noktası basittir: Bir makalenin bilimsel değeri, onu kimin yazdığından bağımsız olarak ele alınmalıdır.
Örneğin akademik hayatına yeni başlamış bir araştırmacının çalışması, alanında tanınan bir profesörün çalışmasıyla aynı bilimsel ölçütler üzerinden değerlendirilmelidir. Araştırmacının unvanı, çalıştığı üniversite veya akademik çevresi, makale hakkında verilecek kararı etkilememelidir.
Elbette bu sistem her durumda tam bir anonimlik sağlamaz. Özellikle az sayıda araştırmacının çalıştığı konularda kullanılan yöntemler, önceki yayınlar veya araştırmanın kapsamı, yazarın kimliği hakkında ipuçları verebilir.
Yine de çift kör hakemlik, kişisel ve kurumsal etkileri azaltmak açısından önemli bir yöntemdir.
Makale Dergiye Gönderildiğinde Ne Olur?
Hakemlik süreci, makalenin derginin başvuru sistemine yüklenmesiyle başlar. Bu aşamada araştırmacıdan yalnızca çalışmasını paylaşması istenmez. Derginin yayın politikasına göre etik kurul belgeleri, ORCID bilgileri, çıkar çatışması beyanı ve çeşitli formlar da talep edilebilir.
Çift kör hakemlik uygulayan dergilerde dikkat edilmesi gereken bir başka konu ise anonimleştirmedir.
Yazarın adı, çalıştığı kurum veya kimliğini açıkça ortaya koyabilecek bilgiler, hakemlerin inceleyeceği ana dosyadan çıkarılmalıdır. Çoğu dergide bu bilgiler ayrı bir başlık sayfasında sunulur.
Burada araştırmacıların zaman zaman gözden kaçırdığı bir ayrıntı vardır: Yazar bilgileri yalnızca makalenin ilk sayfasında bulunmaz. Teşekkür bölümü, proje açıklamaları ve hatta Word dosyasının özellikleri de kimlik hakkında bilgi içerebilir.
Bu nedenle dosyayı göndermeden önce son bir kontrol yapmak, ilerleyen aşamalarda yaşanabilecek sorunları önleyebilir.
Her Makale Hakeme Gönderilir mi?
Hayır. Dergiye ulaşan her çalışma doğrudan hakem değerlendirmesine alınmaz.
Öncelikle editör veya ilgili alan editörü makaleyi inceler. Araştırmanın derginin yayın kapsamına uygunluğu, bilimsel yaklaşımı, temel yöntemsel yeterliliği ve başvuru koşullarını karşılayıp karşılamadığı bu aşamada değerlendirilir.
Bazı çalışmalar, hakem sürecine geçmeden reddedilebilir. Akademik yayıncılıkta buna editöryal ret (desk rejection) denir.
Bu karar her zaman araştırmanın bilimsel açıdan yetersiz olduğu anlamına gelmez. Oldukça nitelikli bir çalışma bile gönderildiği derginin kapsamına uygun olmayabilir.
Bu yüzden dergi seçimi, makale gönderim sürecinin üzerinde düşünülmesi gereken önemli adımlarından biridir.
Hakemler Nasıl Belirlenir?
Editöryal incelemeyi geçen makale için uygun hakemlerin belirlenmesi gerekir.
Burada yalnızca araştırmanın konusu değil, kullanılan yöntem de önemlidir. Söz gelimi, ileri düzey istatistiksel analizler içeren bir çalışmanın değerlendirilmesinde bu yöntemlere hâkim bir uzmanın görüşüne ihtiyaç duyulabilir.
Dergiler çoğunlukla birden fazla hakemden görüş alır. Böylece çalışmanın farklı açılardan incelenmesi mümkün olur.
Hakem davetleri kabul edildikten sonra makalenin kimlik bilgileri çıkarılmış sürümü değerlendirmeye açılır.
Hakemler Bir Makalede Nelere Bakar?
Hakemlik yalnızca yazım hatalarının düzeltilmesi veya kaynakçanın kontrol edilmesi değildir.
Bir hakem, öncelikle araştırmanın hangi soruya cevap aradığını ve bu sorunun bilimsel açıdan neden önemli olduğunu anlamaya çalışır.
Ardından kullanılan yönteme, verilerin nasıl toplandığına, analizlerin doğruluğuna ve elde edilen sonuçların ne ölçüde desteklendiğine bakar.
Örneğin araştırmanın sonuç bölümünde oldukça güçlü bir iddia yer alıyor olabilir. Ancak kullanılan veriler bu iddiayı desteklemiyorsa hakem, sonuçların yeniden ele alınmasını isteyebilir.
Benzer şekilde araştırma sorusu önemli olsa bile tercih edilen yöntem soruyu cevaplamak için yeterli olmayabilir.
Hakemlerin temel görevi, çalışmanın güçlü ve geliştirilmesi gereken yönlerini bilimsel gerekçelerle ortaya koymaktır.
Hakem Raporlarının Ardından Ne Olur?
Hakemler incelemelerini tamamladıktan sonra hazırladıkları raporları editöre iletir.
Bu raporların aynı yönde olması gerekmez. Bir hakem çalışmayı büyük ölçüde yeterli bulurken diğeri yöntem bölümünde ciddi değişiklikler yapılmasını isteyebilir.
Böyle durumlarda editör, değerlendirmeleri birlikte ele alır ve makalenin sonraki aşamasına karar verir.
Burada önemli bir ayrıntıyı hatırlatmak gerekir: Hakemler görüş bildirir; nihai yayın kararını ise derginin editöryal yetkilileri verir.
Bir Makale Hangi Kararları Alabilir?
Hakem değerlendirmesinden sonra araştırmacının karşısına birkaç farklı sonuç çıkabilir.
Kabul: Makale yayımlanmaya uygun bulunmuştur. Bununla birlikte hiçbir değişiklik istenmeden verilen kabul kararları pek sık görülmez.
Küçük revizyon: Çalışmanın temel yapısı korunarak bazı düzenlemeler yapılması istenir. Açıklamaların netleştirilmesi, kaynakların tamamlanması veya belirli bölümlerin geliştirilmesi buna örnek gösterilebilir.
Büyük revizyon: Makalenin yöntem, analiz, bulgular veya tartışma bölümlerinde kapsamlı değişikliklere ihtiyaç duyulmaktadır.
Ret: Çalışma, derginin yayın için aradığı koşulları karşılamamıştır.
Revizyon kararı alan bir makalenin mutlaka kabul edileceği düşünülmemelidir. Yapılan değişiklikler yeniden değerlendirilebilir ve editör, sürecin sonunda farklı bir karar verebilir.
Revizyon Süreci Nasıl Yönetilmeli?
Araştırmacılar açısından hakemlik sürecinin en fazla emek gerektiren bölümlerinden biri revizyondur.
Hakemlerden gelen yorumları okumak kimi zaman zorlayıcı olabilir. Özellikle üzerinde uzun süre çalışılmış bir araştırmaya yönelik kapsamlı eleştiriler, ilk bakışta moral bozucu görünebilir.
Ancak hakem görüşlerini yalnızca bir eleştiri olarak değil, çalışmayı geliştirmek için sunulmuş bir fırsat olarak değerlendirmek daha yararlı olacaktır.
Revizyon sırasında her yorumun ayrı ayrı ele alınması önemlidir. Hangi değişikliğin yapıldığı, makalenin neresinde bulunduğu ve ilgili önerinin nasıl karşılandığı açıkça belirtilmelidir.
Birçok dergi, güncellenmiş makaleyle birlikte hakemlere yanıt dosyası da talep eder.
Peki, yazar her hakem önerisini kabul etmek zorunda mıdır?
Hayır. Araştırmacı, bilimsel açıdan uygun bulmadığı bir öneriye gerekçelerini açıklayarak itiraz edebilir. Burada önemli olan, yanıtların kişisel değil bilimsel bir çerçevede hazırlanmasıdır.
Makale Yeniden Hakeme Gönderilebilir mi?
Özellikle büyük revizyon kararlarından sonra makalenin yeniden hakemlere gönderilmesi sık karşılaşılan bir uygulamadır.
Hakemler bu kez çalışmanın tamamını ilk kez okuyormuş gibi değerlendirmek yerine önceki eleştirilerinin ne ölçüde karşılandığına da odaklanır.
Bazı makalelerde tek bir revizyon yeterli olurken bazılarında birkaç değerlendirme turu yaşanabilir.
Dolayısıyla hakemlik sürecinin ne kadar süreceğine ilişkin herkes için geçerli bir takvim vermek zordur. Hakemlerin uygunluğu, değerlendirmelerin kapsamı, yazarların düzenlemeleri tamamlama süresi ve derginin editöryal işleyişi toplam süreyi etkiler.
Çift Kör Hakemlik Neden Önemlidir?
Bilimsel yayıncılıkta güvenilirlik, yalnızca araştırmanın yapılmasına değil, nasıl değerlendirildiğine de bağlıdır.
Çift kör hakemlik, araştırmacının kimliği ile çalışmanın bilimsel niteliği arasına belirli bir mesafe koymaya çalışır.
Böylece değerlendirmede kişinin akademik unvanından veya kurumunun tanınırlığından çok araştırmanın kendisine odaklanılması hedeflenir.
Ancak yöntemin sınırları da vardır. Hakemlerin kimliğe erişememesi, bütün önyargıların ortadan kalktığı anlamına gelmez. Araştırma alanına ilişkin görüş ayrılıkları, yöntem tercihleri veya kuramsal yaklaşımlar değerlendirmeyi etkileyebilir.
Bu nedenle çift kör hakemlik, tek başına kusursuz tarafsızlık sağlayan bir sistem olarak görülmemelidir.
Makale Gönderecek Araştırmacılara Öneriler
Çift kör hakemlik sürecinde sorun yaşamamak için araştırmacıların öncelikle başvuracakları derginin yönergelerini dikkatlice incelemeleri gerekir.
Anonimleştirme kuralları her dergide aynı olmayabilir. Bazı dergiler öz atıflara ilişkin özel düzenlemeler isterken bazıları proje ve finansman bilgilerinin ayrı dosyalarda sunulmasını talep edebilir.
Makalenin bilimsel bütünlüğünü korumak da en az anonimleştirme kadar önemlidir. Yazar kimliğini gizlemek amacıyla gerekli kaynakların gelişigüzel kaldırılması doğru bir yaklaşım değildir.
Başvuru öncesinde dosyanın teknik özelliklerini, ek belgeleri ve derginin güncel gönderim koşullarını kontrol etmek küçük ama etkili bir hazırlıktır.
Sonuç
Çift kör hakemlik, akademik yayıncılığın daha adil ve bilimsel ölçütlere dayalı yürütülmesi amacıyla kullanılan değerlendirme yöntemlerinden biridir.
Araştırmacılar için bu süreç bazen beklenenden uzun, zaman zaman da yorucu olabilir. Bununla birlikte hakemlik yalnızca yayımlanma kararı verilen bir aşama değildir. Doğru yürütüldüğünde araştırmanın yöntemini güçlendiren, eksiklerini görünür kılan ve bilimsel anlatımını geliştiren bir süreçtir.
Bir makalenin yayımlanması elbette önemlidir. Ancak yayın sürecinde alınan nitelikli geri bildirimler de araştırmanın bilimsel gelişimine önemli katkılar sağlayabilir.
